Eudr

Almanya, EUDR Uygulamasında İdari Sadeleştirme Adımını Attı

🎧Haberin AI Özetini Dinle

Almanya Federal Hükümeti, AB Ormansızlaşma Tüzüğü’nün, EUDR, ülkedeki uygulanmasına yönelik Genel İdari Düzenleme taslağını 7 Ekim 2026 tarihinde onayladı. Düzenleme, özellikle ormancılık ve yerli birincil üretimde uygulamayı sadeleştirmeyi, mevcut idari yapıları kullanmayı ve EUDR denetimlerinin Almanya genelinde daha uyumlu yürütülmesini amaçlıyor.

Almanya’da EUDR’nin ulusal uygulamasına ilişkin çalışmalar yeni bir aşamaya geçti. Federal kabinenin 7 Ekim 2026 tarihli toplantısında, “AB Ormansızlaşmasız Ürünler Tüzüğü’nün Uygulanmasına İlişkin Kanuna Dair Genel İdari Düzenleme” taslağı görüşmesiz kabul edilen maddeler arasında yer aldı.

Federal Tarım, Gıda ve Bölgesel Kimlik Bakanlığı, BMLEH, tarafından hazırlanan düzenleme, EUDR’nin temel yükümlülüklerini değiştirmek yerine Almanya’daki yetkili kurumların bu yükümlülükleri nasıl uygulayacağı ve denetleyeceği üzerinde yoğunlaşıyor.

Bu nedenle 7 Ekim kararı, Almanya’nın daha önce gündeme gelen EUDR uygulama kanunundan ayrı bir süreç oluşturuyor. Uygulama kanunu yetkili kurumlar, denetimler, yaptırımlar ve ulusal hukuktaki ceza hükümleri gibi başlıkları ele alırken yeni idari düzenleme, yükümlülüklerin sahadaki uygulanış biçimini daha ayrıntılı hale getiriyor.

Yerli Üreticiler İçin Daha Pratik Bir Uygulama Hedefleniyor

Alman hükümetinin daha önce yayımladığı uygulama belgelerinde, Genel İdari Düzenleme ile özellikle tarım ve ormancılık sektörlerinde ilave bürokratik yüklerin azaltılmasının hedeflendiği belirtilmişti.

Öne çıkan konuların başında belirli durumlarda coğrafi konum bilgilerinin sunulmasına ilişkin kolaylıklar geliyor.

EUDR, ürünlerin üretildiği veya hammaddenin elde edildiği alanların izlenebilirliğine önemli ölçüde dayanıyor. Bununla birlikte Almanya’nın hazırladığı idari çerçeve, belirli yerli birincil üreticiler açısından mevcut ulusal kayıtların ve adres bilgilerinin kullanımına daha fazla alan tanımayı hedefliyor.

Böylece özellikle küçük ölçekli yerli üreticiler açısından her işlemde aynı bilgilerin yeniden oluşturulması yerine mevcut idari kayıtların kullanılabilmesi amaçlanıyor.

Ancak bu yaklaşım, EUDR’nin temel izlenebilirlik sisteminin ortadan kaldırıldığı anlamına gelmiyor. Düzenleme daha çok Almanya içindeki uygulamanın nasıl yürütüleceğini ve düşük riskli yerli üretimin nasıl daha verimli denetlenebileceğini tanımlıyor.

Ormancılık Birliklerine Toplu Beyan İmkânı

Alman ormancılık sektörü açısından düzenlemenin en dikkat çekici bölümlerinden biri ormancılık birlikleri ve ortak yapılanmalar üzerinden toplu bildirim yapılabilmesine ilişkin hükümler.

Almanya’da özel orman mülkiyetinin önemli bir bölümü küçük ve parçalı işletmelerden oluşuyor. Bu nedenle ormancılık birlikleri, çok sayıda orman sahibinin üretim, satış ve idari süreçlerini ortak şekilde yürütmesinde önemli rol üstleniyor.

Yeni idari düzenleme ile bu yapıların EUDR kapsamındaki bildirim süreçlerinde de daha etkin kullanılmasının önü açılmak isteniyor.

Bu yaklaşım, aynı tedarik zincirindeki çok sayıda küçük orman sahibinin birbirinden bağımsız şekilde benzer işlemleri tekrar etmesi yerine belirli süreçlerin ortaklaşa yürütülmesine olanak sağlayabilir.

Buradaki önemli ayrım ise kolaylaştırmanın EUDR yükümlülüklerinden genel bir muafiyet anlamına gelmemesi. Ürünün ormansızlaşmaya yol açmadığının, ilgili üretim ülkesinin mevzuatına uygun şekilde elde edildiğinin ve gerekli izlenebilirlik şartlarının sağlandığının gösterilmesine ilişkin temel yapı korunuyor.

Orta ve Büyük İşletmeler İçin de Düzenleme Öngörülüyor

Taslak yalnızca küçük orman sahipleri veya tarımsal üreticilerle sınırlı değil.

Alman hükümeti, faaliyetlerinin yalnızca belirli bir kısmı EUDR kapsamındaki ürün ve hammaddelerle ilişkili olan orta ve büyük ölçekli işletmeler için de uygulamaya yönelik uyarlamalar öngörüyor.

Bu durum özellikle ormancılık faaliyetleri bulunan belediyeler, kamu işletmeleri veya çok sayıda farklı faaliyet alanına sahip şirketler açısından önem taşıyor.

Buradaki yaklaşım, şirketin tamamının büyüklüğünden ziyade EUDR kapsamına giren faaliyetin niteliği ve kapsamının da uygulamada dikkate alınmasına dayanıyor.

Bununla birlikte bu düzenlemeler, EUDR’nin hangi ürünleri kapsadığını değiştirmiyor. Ahşap ve ahşap ürünleri açısından AB mevzuatında belirlenen ürün kapsamı geçerliliğini koruyor.

Almanya’da İki Ayrı EUDR Süreci İlerliyor

Almanya’nın EUDR hazırlıklarında şu anda birbirine paralel ancak farklı amaçlara sahip iki ana düzenleme bulunuyor.

Bunlardan ilki, Federal Hükümet tarafından Ağustos ayında kabul edilerek parlamentoya gönderilen ulusal EUDR uygulama kanunu. Bu düzenleme, Almanya’da hangi kurumların denetim yapacağını, yetkileri, idari tedbirleri ve ihlaller karşısında uygulanabilecek yaptırımları belirlemeyi amaçlıyor.

Alman Federal Meclisi’ne sunulan taslakta, Federal Tarım ve Gıda Kurumu, BLE, ile eyalet düzeyindeki yetkili makamların denetim sisteminde rol üstlenmesi öngörülüyor.

İkinci düzenleme ise 7 Ekim’de kabine tarafından kabul edilen Genel İdari Düzenleme. Bu metin, özellikle Almanya’daki birincil üretim ve ulusal denetim mekanizmalarının pratik işleyişine odaklanıyor.

Dolayısıyla iki düzenlemeyi aynı hukuki süreç olarak değerlendirmemek gerekiyor. Biri yetki, yaptırım ve ulusal hukuk altyapısını oluştururken diğeri bu sistemin idari uygulamasını detaylandırıyor.

EUDR’nin Temel Şartları Değişmiyor

Almanya’nın hazırladığı kolaylaştırmalar, Avrupa Birliği düzeyindeki EUDR’nin temel yapısını ortadan kaldırmıyor.

EUDR kapsamındaki ürünlerin AB pazarına sunulabilmesi veya AB’den ihraç edilebilmesi için temel olarak ürünlerin:

ormansızlaşmaya yol açmamış olması,

üretildiği ülkenin ilgili mevzuatına uygun şekilde üretilmiş olması

ve gerekli EUDR koşullarına göre izlenebilirlik ve uygunluk bilgilerinin sağlanması gerekiyor.

Ahşap ve ahşap ürünlerinde ayrıca 31 Aralık 2020 sonrasında gerçekleşen orman bozulması kriteri de EUDR değerlendirmesinin önemli unsurlarından biri olmaya devam ediyor.

Almanya’nın idari düzenlemesinin temel amacı bu gereklilikleri yeniden tanımlamak değil, ülke içerisindeki kontrol ve belge süreçlerinde mevcut kamu kayıtlarından ve ulusal idari yapılardan daha fazla yararlanabilmek.

30 Aralık 2026 Tarihi Yaklaşıyor

Düzenlemenin zamanlaması da sektör açısından önem taşıyor.

Mevcut AB takvimine göre EUDR, büyük ve orta ölçekli işletmeler için 30 Aralık 2026’dan itibaren uygulanacak.

Çoğu mikro ve küçük işletme için uygulama tarihi ise 30 Haziran 2027 olarak belirlenmiş durumda. Bununla birlikte daha önce AB Kereste Tüzüğü, EUTR, kapsamında bulunan mikro ve küçük işletmeler için 30 Aralık 2026 tarihi geçerliliğini koruyor.

Avrupa Komisyonu, 2025 sonunda yapılan değişikliklerle birlikte EUDR’nin uygulama modelinde de bazı sadeleştirmelere gitmişti. Özellikle tedarik zincirinin alt kademelerinde bulunan işletmelerin yükümlülüklerinde değişiklikler yapılmış, belirli mikro ve küçük birincil üreticiler için tek seferlik basitleştirilmiş beyan mekanizması oluşturulmuştu.

Almanya’nın yeni idari düzenlemesi ise bu AB düzeyindeki değişiklikleri ülke içerisindeki uygulama sistemine uyarlayan tamamlayıcı adımlardan biri olarak öne çıkıyor.

Ahşap Sektörü İçin Son Metin Önem Taşıyacak

Almanya, Avrupa’nın en büyük ahşap işleme, mobilya ve orman ürünleri pazarlarından biri olması nedeniyle EUDR uygulamasındaki ulusal tercihleriyle sektör açısından yakından takip edilen ülkeler arasında bulunuyor.

7 Ekim’de alınan kabine kararı, özellikle Alman orman sahipleri ve ormancılık birlikleri açısından bürokrasinin azaltılabileceğine yönelik önemli bir işaret veriyor.

Bununla birlikte şirketler açısından belirleyici olan, düzenlemenin nihai hukuki ve idari şekli olacak.

Özellikle hangi işletmelerin coğrafi veri kolaylıklarından yararlanabileceği, ormancılık birlikleri üzerinden yapılacak ortak bildirimlerin hangi şartlara tabi olacağı ve orta veya büyük işletmelere yönelik uyarlamaların uygulamada nasıl işleyeceği sektör tarafından yakından izlenecek.

Şimdilik ortaya çıkan tablo, Almanya’nın EUDR’nin çevresel hedeflerini değiştirmeden ulusal uygulamayı mevcut kayıt sistemleri, risk bazlı denetim ve ortak idari yapılar üzerinden daha yönetilebilir hale getirmeye çalıştığını gösteriyor.