Son yıllarda yaşam ve sosyalleşme alanı haline gelen açık ofislerin beraberinde getirdiği esnek üretim modelleri, konsantrasyon odaklı bireysel çalışma ile sosyalleşme odaklı takım çalışmasını bir arada sunuyor. Mimar ve Yüksek Endüstri Ürünleri Tasarımcısı Ayça Akkaya Kul tarafından ‘Well-being’ ve ‘İnsan Odaklı’ yeni nesil ofis yaklaşımlarına uygun olarak tasarlanan oturma ünitesi “Rom&Jul”, doğadaki çakıl taşlarından aldığı ilhamla biçimlenen formu ve renklerin birbirleriyle sağladığı uyumu çalışma alanlarına yansıtıyor.
Çalışan kuşaktaki değişime paralel olarak sıklıkla rastladığımız açık ofisler, günümüz teknolojisi ile çalışan ihtiyaçları doğrultusunda evrilerek, mobil çalışma konusunda daha fazla olanak sağlıyor. Böylece ofislerde gün içerisinde farklı çalışma biçimleri arasında geçiş yapma imkanı sayesinde çalışma alanları da esneklik kazanıyor. Bir yanda “konsantrasyon, sessizlik, kendine ait alan, rahatlık” kavramları ile bireysellik ön plana çıkarken, diğer yandan “sosyalleşme, sunum, beyin fırtınası, takım çalışması, informal çalışmalar” kavramları ile bir arada çalışma alanları da mümkün kılınıyor. Tasarım hikayesinin çıkış noktasını buradan alan Rom&Jul formunda ve ergonomisinde Mimar ve Yüksek Endüstri Ürünleri Tasarımcısı Ayça Akkaya Kul’un ‘well-being’ odaklı tasarım anlayışını en yalın haliyle yansıtıyor.