Bm projesi

UNCCD COP17

🎧Haberin AI Özetini Dinle

Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi Nedir?

Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi, UNCCD, arazi konusunda küresel vizyonu ve ortak sesi temsil etmektedir. Hükümetleri, bilim insanlarını, politika yapıcıları, özel sektörü ve toplulukları, insanlığın ve gezegenin sürdürülebilirliği için dünya üzerindeki arazilerin yeniden kazanılması ve yönetilmesine yönelik ortak bir vizyon ve küresel eylem etrafında bir araya getirir.

UNCCD, 197 Taraf tarafından imzalanmış uluslararası bir sözleşmeden çok daha fazlasıdır. Günümüzde arazi bozunumunun etkilerini azaltmayı ve geleceğin sürdürülebilir arazi yönetimini geliştirmeyi amaçlayan çok taraflı bir taahhüttür. Bu yaklaşım, tüm insanların gıda, su, barınma ve ekonomik fırsatlara adil ve kapsayıcı biçimde erişmesini hedeflemektedir.

COP17 Nedir ve Neden Önemlidir?

Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 17. toplantısı, COP17, arazi bozunumu ve kuraklığın farklı bölgelerde ekonomileri, gıda sistemlerini, su kaynaklarını ve geçim kaynaklarını giderek daha fazla etkilediği bir dönemde gerçekleştirilecektir.

Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi, arazi konusunda küresel anlaşma niteliğindedir ve iklim ile biyolojik çeşitlilik sözleşmeleriyle birlikte üç Rio Sözleşmesi’nden biridir. Taraflar Konferansı, çölleşme, arazi bozunumu ve kuraklıkla mücadeleye yönelik küresel eylemleri ilerletmek amacıyla 196 ülke ve Avrupa Birliği’nden oluşan 197 Tarafı bir araya getirmektedir.

UNCCD COP17, “Araziyi Onarmak, Umudu Yeniden Yeşertmek” temasıyla 17-28 Ağustos 2026 tarihleri arasında Moğolistan’ın Ulan Batur kentinde gerçekleştirilecektir. Arazi bozunumu, kuraklık ve su stresinin etkilerini hâlihazırda yaşayan bir ülkede düzenlenecek COP17, küresel tartışmaları kurak alanları, meraları ve kırsal geçim kaynaklarını etkileyen gerçek koşullarla buluşturacaktır.

Dünya üzerindeki arazilerin yüzde 40’a kadarı bozunuma uğramış durumdadır ve bu durum insanlığın neredeyse yarısını etkilemektedir. Kuraklıkların sayısı ise 2000 yılından bu yana yaklaşık üçte bir oranında artmıştır. Arazi bozunumu küresel ekonomiye yılda yaklaşık 900 milyar dolar maliyet getirirken, kuraklığın neden olduğu yıllık kayıplar en az 300 milyar dolara ulaşmaktadır.

Bu baskılar yoğunlaştıkça arazi bozunumu ve kuraklık, özellikle kırılgan bölgelerde ekonomik savunmasızlığı, kaynak baskısını ve istikrarsızlığı artırabilecek risk çarpanları olarak daha fazla kabul görmektedir. Nisan 2026’da G7 bakanları, çölleşme, arazi bozunumu ve kuraklığı sistemik küresel güvenlik riskleri olarak tanımıştır.

COP17, 2026 Uluslararası Meralar ve Pastoralistler Yılı kapsamında düzenlenecek ve meralar, kuraklığa dayanıklılık, arazi restorasyonu için finansmanın büyütülmesi ve sürdürülebilir gıda sistemleri üzerinde özellikle duracaktır.

COP17 daha geniş kapsamlı bir dönüşümü yansıtmaktadır:

  • Farkındalıktan uygulamaya geçilmesi
  • Taahhütlerin yatırıma dönüştürülmesi
  • Krizler ortaya çıkmadan önce dayanıklılığın güçlendirilmesi
  • Arazi bozunumunun çevresel, ekonomik ve toplumsal bir sorun olarak kabul edilmesi

COP17, 2026 yılındaki ilk Rio Sözleşmeleri Taraflar Konferansı olarak arazinin bu birbiriyle bağlantılı gündemlerdeki merkezi rolünü güçlendirerek iklim, biyolojik çeşitlilik ve sürdürülebilir kalkınmaya ilişkin daha geniş uluslararası tartışmalara da katkı sağlayacaktır.

Neden Moğolistan?

Moğolistan, arazi bozunumu ve kuraklıkla bağlantılı riskleri ve sürdürülebilir arazi yönetimi yoluyla dayanıklılık geliştirmenin önemini bir arada ortaya koymaktadır.

Moğolistan topraklarının yaklaşık yüzde 77’si bozunuma uğramış durumdadır. Artan kuraklıklar, aşırı iklim olayları ve yakın dönemde yaşanan büyük ölçekli hayvan kayıpları, geçim kaynakları, gıda sistemleri ve kırsal ekonomiler üzerindeki baskıyı artırmıştır.

Pastoral hayvancılık, Moğolistan ekonomisi ve kültürü açısından merkezi önemini korumaktadır. Ülkede arazi restorasyonu, sürdürülebilir otlatma ve dayanıklılığın güçlendirilmesine yönelik ulusal çalışmalar yürütülmektedir.

COP17’nin Moğolistan’da düzenlenmesi, küresel tartışmaları birçok bölgede kurak alanları ve meraları hâlihazırda etkileyen gerçek koşullarla buluşturacaktır.

COP17’de Neler Bekleniyor?

COP17, hükümetleri, uluslararası kuruluşları, bilim insanlarını, işletmeleri, finans kuruluşlarını, Yerli Halkları, yerel toplulukları, gençlik kuruluşlarını ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirecektir.

Konferansta şu başlıkların yer alması beklenmektedir:

  • Bakanlar ve üst düzey hükümet yetkililerinin katılımı
  • Kuraklığa dayanıklılık, arazi restorasyonu ve sürdürülebilir arazi yönetimine ilişkin müzakereler ve politika görüşmeleri
  • Finans, su, arazi ve insanlar ile gıda sistemleri ve toprak sağlığına odaklanan tematik günler
  • Ortaklıkların, girişimlerin ve finansman taahhütlerinin duyurulması
  • Business4Land dahil olmak üzere çeşitli girişimler aracılığıyla özel sektör katılımı
  • 2026 Uluslararası Meralar ve Pastoralistler Yılı ile bağlantılı etkinlikler ve diyaloglar

COP17 aynı zamanda iş birliğini güçlendirmek, yatırımları harekete geçirmek ve arazi restorasyonu ile kuraklığa dayanıklılık alanındaki uygulamaları hızlandırmak için bir platform görevi görecektir.

COP17 Neler Sağlayacak?

COP17, taahhütlerin eyleme dönüştürülmesine şu yollarla katkı sağlamaya odaklanmaktadır:

  • Arazi restorasyonu ve kuraklığa dayanıklılık alanındaki yatırım açığını kapatmak amacıyla kamu ve özel sektör finansmanının uyumlu hale getirilmesi
  • Sürdürülebilir arazi yönetimi ve restorasyon yoluyla gıda sistemlerinin dönüştürülmesi
  • Krizlere müdahale yaklaşımından proaktif risk yönetimine geçilerek kuraklığa dayanıklılığın güçlendirilmesi
  • Meraların ve pastoral toplulukların küresel gündemde daha görünür hale getirilmesi
  • Mevcut arazi restorasyonu ve kuraklık taahhütlerinin uygulanmasının ilerletilmesi

COP17 Tematik Günleri

  1. Finans Günü, 24 Ağustos

Büyük ölçekli arazi restorasyonu için 2030 yılına kadar günde yaklaşık bir milyar dolara ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak mevcut finansman, gereken seviyelerin oldukça altında kalmaktadır. Finans Günü, arazi restorasyonu ve kuraklığa dayanıklılık için büyük ölçekli yatırımların harekete geçirilmesine katkı sağlamak amacıyla maliye bakanlarını, kalkınma bankalarını, yatırımcıları ve özel sektörü bir araya getirecektir.

  1. Su Günü, 25 Ağustos

2050 yılına kadar dünya genelinde her dört kişiden üçü kuraklıktan etkilenebilir. Su Günü, proaktif kuraklık risk yönetiminin, dayanıklılığın ve bütünleşik su kaynakları yönetiminde iş birliğinin güçlendirilmesine odaklanacaktır.

  1. Arazi ve İnsanlar Günü, 26 Ağustos

Meralar dünya genelinde yaklaşık iki milyar insanın yaşamını desteklemektedir. Buna rağmen dünyanın en az değer verilen ekosistemleri arasında yer almaktadır. Arazi ve İnsanlar Günü, araziyi yöneten ve koruyan kesimleri tartışmaların merkezine yerleştirecek, Yerli Halkların, yerel toplulukların, pastoralistlerin, gençlerin, kadınların ve sivil toplumun bakış açılarını öne çıkaracaktır.

  1. Gıda Sistemleri ve Toprak Sağlığı Günü, 27 Ağustos

Küresel gıda talebinin 2050 yılına kadar önemli ölçüde artması beklenmektedir. Buna karşılık gıda sistemleri, arazi bozunumunun başlıca nedenleri arasında yer almakta ve tatlı su kullanımının yüzde 70’inden fazlasını oluşturmaktadır. Gıda Sistemleri ve Toprak Sağlığı Günü, toprak restorasyonunu gıda güvenliği, tarımsal verimlilik ve dayanıklı geçim kaynaklarıyla ilişkilendirmeye odaklanacaktır.

Taahhütlerden Uygulamaya

Ülkeler hâlihazırda büyük ölçekli arazi restorasyonu hedefleri kabul etmiş ve ulusal kuraklık planları geliştirmiştir. Günümüzdeki temel zorluk, bu hedeflerin uygulanmasıdır. COP17, hedefleri koordineli finansman, politika ve eyleme dönüştürmeyi amaçlamaktadır.